-Ayrılık ay gibi sessiz gelir-
Hüzzam bir gece acıtırken gece sefalarının rengini
bölünürken dilim dilim
o gayya kuyusu kesir
çözüp nakışından sevdamızın
renkli ipliklerini
kırışalım
hangi renkleri istersin
birlikte sevmiştik kırmızıyı
kokusunda avcunda parlattığın elmanın tadı
erguvanları biz boyamıştık mora
bir Mayıs sabahı
polis düdükleri arasında
al kitaplarını içinde kuruttuğum güllerle
okudum hepsini
-Ayrılık ay gibi sessiz gelir
unutulmuş derbendinde bir dağın
unutur gibi dikenler arasında açan
o mavi çiçekleri
yüzüme çizdiğin gök kırıntısı
senden yadigâr kalsın
ellerime ellerinden
ağzımda öpüşünden bulaşan
cam kırıkları
meşum kuvars
git
parmaklarımın arasından akan su gibi
çarığın, âsan, saçındaki kırağı
senin olsun
bütün renkler
-Ayrılık ay rengidir
bana beyaz yeter
yeter yüzük taşımda
göllenen zehir