dağınıktı,
meçli kumral saçları.
etrafta,
arsız bahar pamukçukları.
eliyle hafifçe düzeltti,
meçli saçlarını.
çapkın bahar pamukçukları
bırakmadılar bir türlü yakasını.
şuh bir hareketle
başını yana attı,
park etmiş taksinin aynasına
çaktırmadan bakıp
kurumuş dudaklarını ıslattı.
saçları yağlanmıştı.
ama olsun,
ölçüleri doksan-altmış-doksan,
kaş,göz,yürüyüş
herşey tastamamdı,
bir de çözülmeseydi ayakkabı bağları.