Dağlardan kalkan kar
dağlara çekilen kuşlar
umurumdadır
Yediveren güldür gövdemde hayat
kırk çiçek açan duvar önü yastadır
Evin içinde küstüm çiçeği bir afat
kendini bin nazla koklatır
Gizlisinde ateş yakan avcının
hayra yorulmaz düşü
Cevahir ömrü çürütemez zindan
Sevdasız her kuş ötüşü
işkence olur güle
Bir yaralı düşle
göğsünde gül büyütür yaren
Yaşanılası ve Ferhat
bir düğün kurulur dağlara
Çiçek alaylı gelin
bahçe kapısına iner sepken
zor ölümlü zorba saltanat
yüz görümlük sevinç ister
düş arsızı beton evden
Gülümse gülüm zamanıdır
koy saksıları tara
Karşılasın iki mevsim arası demi kalbin
pencereni aç avunmaz rüzgara
Yine gelir bahar
Uçurumda eriyen kar
can verdiği nehre akar